Ömer Çelik’ten MKYK sonrası önemli açıklamalar: “Terörsüz Türkiye” sürecinde kritik aşama
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısıyla ilgili açıklamalarda bulunuyor. Canlı yayınımızı izlemek için alttaki YouTube linkimizi tıklayabilirsiniz.
AK Parti milletvekillerinin, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle ilgili hazırladığı fon tasfiyesine yönelik geçici nitelikteki kanun teklifiyle yatırımcıların hakkının korunması, sürecin şeffaf yürütülmesi hedefleniyor. 9 maddeden oluşan kanun teklifine ilişkin AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler açıklamalarda bulundu.
AK Parti tarafından hazırlanan, tasfiye sürecindeki bazı yatırım fonlarına ilişkin 9 maddelik kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in açıkladığı düzenleme; yatırımcıların haklarının korunmasını, fon varlıklarının geri kazanılmasını ve tasfiye işlemlerinin hukuki çerçevede yürütülmesini amaçlıyor. Teklifte, belirli şartlarla kişi başına en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilmesi de öngörülüyor.
Güler, düzenlemenin genel bir tasfiye rejimi oluşturmadığını, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen ve kanun yayımlandığında tasfiyesi tamamlanmamış fonlarla sınırlı, geçici ve istisnai bir düzenleme olduğunu belirtti.
Kanun teklifinin öne çıkan düzenlemelerinden biri, tasfiye işlemleri tamamlanmadan yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesi. Teklife göre, fon pay sahiplerinin fiilî nakit giriş ve çıkışları dikkate alınarak hesaplanacak net yatırım tutarı üzerinden, belirlenen koşullar çerçevesinde kişi başına en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek.
Ancak bu tutar, bütün yatırımcılara koşulsuz olarak ödenecek sabit bir meblağ anlamına gelmiyor. Ödeme tutarının belirlenmesinde yatırımcının net yatırım tutarı ve hak edişi esas alınacak. Dağıtılabilir nakdin bütün ödemeleri karşılamaması durumunda ise mevcut kaynağın yatırımcılar arasında nasıl paylaştırılacağına ilişkin yöntemleri belirleme yetkisi SPK’ye verilecek.
Düzenlemede, fonların gerçek mal varlıklarının ve hak sahiplerinin belirlenmesi için ilgili kurumların kayıtlarının karşılaştırılması öngörülüyor. Fon varlıklarının aceleyle ve değer kaybına uğrayacak şekilde elden çıkarılmasının önlenmesi, tasfiye sonucunda elde edilecek ekonomik değerin mümkün olduğunca yüksek tutulması amaçlanıyor.
Teklif ayrıca, hukuka aykırı işlemler sonucunda fonlardan çıkarıldığı belirlenen varlıkların geri kazanılması ve sorumluların tespit edilmesi için özel hükümler içeriyor. Fon kurucusu portföy yönetim şirketinin sorumluluğu esas alınırken, gerekli koşullarda diğer gerçek ve tüzel kişilere de başvurulabilmesinin önü açılıyor.
Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya mahkeme kararıyla müsadere edilen ve ilgili fonlarla bağlantısı hukuken belirlenen mal varlıklarının değerlerinin fonlara iadesi de düzenlemenin hedefleri arasında bulunuyor. Geri kazanılan tutarların her fon için ayrı hesaplarda takip edilmesi ve ilgili yatırımcıların ödemelerinde kullanılması planlanıyor.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, tasfiye sürecinde Hazine kaynakları dâhil herhangi bir kamu kaynağının kullanılmayacağını belirtti. Ödemelerin fonların mevcut nakitleri, menkul ve gayrimenkul varlıkları ile diğer mal varlıklarından karşılanacağını ifade etti.
Güler, SPK’nin 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyeye alınan 131 fonun sistemdeki toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını oluşturduğunu, bu fonların portföy büyüklüğünün ise hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4’üne karşılık geldiğini söyledi. Ayrıca sermaye piyasalarının güvenilirliğinin korunması ve yatırımcı haklarının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
Basın toplantısında fon işlemlerine ilişkin soruşturmalar da gündeme geldi. Güler, Sermaye Piyasası Kanunu’nun piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığına ilişkin hükümleri kapsamında yürütülen soruşturmalara değindi. Süreçte 85’in üzerinde gözaltı işlemi gerçekleştirildiğini belirten Güler, hukuka aykırı eylemlerde bulunan kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi.
Güler ayrıca, fonlarla ilgili gelişmelerin incelenmesi amacıyla oluşturulan Fon İzleme ve Koordinasyon Kurulu ile Devlet Denetleme Kurulunun çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Süreçte ihmali veya sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesinin önemine dikkat çekti.
Açıklamalarının devamında Güler, Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale’nin bazı bakanlara yönelik iddiaları ve bu iddialara ilişkin tartışmalar hakkında eleştirilerde bulundu. Güler, Özlale’nin açıklamalarının ardından özür dilemesi gerektiğini savundu. Özlale’nin ise daha önceki açıklamalarında fon mağduriyetlerini araştırdığını belirttiği ve iddialarına ilişkin geri adım atmayacağını ifade ettiği aktarıldı.
Söz konusu siyasi tartışmalar, fon tasfiyesi düzenlemesinden ayrı olarak değerlendirilirken, iddialar ve tarafların açıklamaları arasındaki ayrımın korunması önem taşıyor.
AK Parti tarafından TBMM Başkanlığına sunulan 9 maddelik kanun teklifinin önümüzdeki hafta Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi planlanıyor. Komisyon aşamasının ardından teklifin Genel Kurul gündemine taşınması hedefleniyor.
Düzenlemenin yasalaşması hâlinde, kapsam dâhilindeki yatırım fonlarının tasfiye sürecinde yatırımcı haklarının korunması, fon varlıklarının geri kazanılması ve ara ödeme mekanizmasının uygulanmasına ilişkin hukuki çerçeve oluşturulacak. Teklifin yürürlüğe girip girmeyeceği ve nihai uygulama koşulları ise TBMM’deki yasama sürecinin sonucunda netleşecek
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
Yorumlar (0)