YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’nin son 10 yıllık siyasi ve ekonomik tablosunu değerlendirerek iktidarın yönetim anlayışını eleştirdi. Hukukun üstünlüğü, temel haklar, basın özgürlüğü ve yolsuzluk algısı gibi alanlarda Türkiye’nin gerilediğini savunan Tanrıkulu, mevcut sistemin değişmesi gerektiğini söyledi.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2002 yılından bu yana iktidarda olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, özellikle son 10 yılda yönetim sisteminin niteliğinin değiştiğini ileri sürdü. Türkiye’nin parlamenter demokrasiden otokratik bir yönetime doğru ilerlediğini savunan Tanrıkulu, bu dönüşümün uluslararası göstergelere de yansıdığını belirtti.
Enflasyon ve Demokratik Göstergeler Üzerinden Eleştiri
Ekonomik verilere dikkat çeken Tanrıkulu, TÜİK verilerine göre 2016 yılında yüzde 8,81 olan enflasyonun 2026 yılında yüzde 30,89 seviyesine yükseldiğini ifade etti. ENAG verilerinde ise enflasyonun yüzde 50 civarında hesaplandığını belirten Tanrıkulu, ekonomik tablonun vatandaşların yaşam koşulları üzerindeki etkilerine işaret etti.
Hukukun üstünlüğü alanındaki sıralamaları da değerlendiren Tanrıkulu, Türkiye’nin 2016 yılında 143 ülke arasında 80’inci sırada bulunduğunu, 2026 yılında ise 118’inci sıraya gerilediğini söyledi. Temel haklar alanında da 2016’da 96’ncı sırada olan Türkiye’nin 2026’da 114’üncü sıraya düştüğünü ileri sürdü.
Basın özgürlüğü konusunda da eleştirilerde bulunan Tanrıkulu, Türkiye’nin 180 ülke arasında 2016’da 149’uncu sıradayken 2026’da 163’üncü sıraya gerilediğini dile getirdi. Yolsuzluk algısı göstergelerinde ise Türkiye’nin 2016’daki 66’ncı sıradan 2026’da 124’üncü sıraya düştüğünü belirtti.
“Kurumlar Zayıflıyor, Özgürlükler Daralıyor”
Dünya Adalet Projesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Uluslararası Şeffaflık Örgütü ve TÜİK verilerine atıfta bulunan Tanrıkulu, söz konusu göstergelerin Türkiye’nin demokratik ve kurumsal yapısına ilişkin önemli işaretler taşıdığını savundu.
Yargı bağımsızlığı, denge ve denetleme mekanizmaları ile bağımsız kurumların önemini vurgulayan Tanrıkulu, gücün tek bir merkezde toplanmasının demokratik işleyişi zayıflattığını öne sürdü.
Yönetim sistemine yönelik eleştirilerini sürdüren Tanrıkulu, “Otokrasilerde kurumlar olmaz. Sadece bir lider olur. O lidere bağlı güçler olur. Yargı bağımsız olmaz. Denge denetleme mekanizmaları olmaz” ifadelerini kullandı.
Kurumsal bağımsızlığın zayıflamasının özgürlükler ve ekonomi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunan Tanrıkulu, Türkiye’nin yeniden demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve güçlü demokratik kurumlara kavuşması gerektiğini belirtti.
Tanrıkulu, değerlendirmesini mevcut yönetim sisteminin değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı.